Bir zamanlar, hayvanlar aleminin sevimli yaratıkları olan kurbağalar, kendi aralarında bir yarışma düzenlemişler. Bu yarışmanın hedefi yüksek bir tepeye çıkmakmış...Ve bu yarışmaya da kalabalık bir kurbağa sürüsü seyirci olarak katılmış. Seyirciler arasından hiçbir kurbağa, yarışçıların bu yüksek tepeye çıkabilmesine ihtimal vermediği gibi “zavallı arkadaşlarımız, asla başaramayacaksınız, vazgeçin bu sevdadan!”diye dalga geçmişler.Seyircilerin bu bağırışları sonucu azmini yitiren yarışmacılar, teker teker yarışmayı bırakmışlar. Sadece bir kurbağa, ümitleri tükenen diğer arkadaşlarına inat, büyük bir gayret ve çaba sonucu tepeye çıkmayı başarmış.
Hayret içinde kalan diğer arkadaşları bu mücadeleyi nasıl kazandığını merak etmişler. Kazanan kurbağanın yanına yaklaşarak, “Bunu nasıl başardın, bu başarının sırrı nedir?”diye sormuşlar. Ama ne yazık ki cevap alamamışlar.
Çünkü yarışmayı kazanan kurbağa sağırmış...
Yaşamın engebeli yolunda yürürken,bir amaç, bir hedef doğrultusunda ilerlemek gerekir.Zamanı,yaşamı en önemlisi kişinin kendisini değerli görmesi için bu şarttır.Çünkü bir hedefe sahip olmak iki insanın yaşam amaçlarını birbirinden ayırt eden en önemli unsurdur.Kim bilir belki de, bu unsur bizi biz yapacak başarı yolunu keşfetmeye yardımcı olacaktır.Lakin zaman zaman bizi ümitsizliğe düşüren ve sözleriyle,tavırlarıyla bizi olumsuz yönde etkileyen insanlar karşımıza çıkmaktadır.Hatta bu insanlar farkında olmadan,kalbimizdeki heyecanı,ümitlerimizi dahi çalabilirler.
Bize düşen ise rotamızdan ne olursa olsun şaşmamak olmalıdır.Niye biliyor musunuz? İnsanın kendi hayatından daha önemli bir durum söz konusu olamaz çünkü.
Burada en önemli olan şey önce kendimize İNANMAKTIR.İnanan insanın yapması gereken en önemli iş;kendisini hedefinden saptıracak sözlere kulağını tıkamak ve gereksiz ayrıntılarda boğulmamaktır.Başarıya odaklanan insan için bu olumsuz gibi görünen olaylar yıldırıcı değil,bilakis,kendisini zafere götürecek bir doping olmalıdır.
Bunu yapamıyor isek;var olmak,yaşamı anlamlı kılmak,sonuca varabilmek için hayatta sağır kurbağa gibi olmamız gerekiyor.Rüyalarınızı gerçekleştiremeyeceğinizi söyleyenlere karşı sağır olmak,bize seslenenlere saygısızlık değildir;düşümüze karşı saygımızı korumamız demektir.Eğer hedefimizi,hayallerimizi gerçekleştirmek için güçlü ve korkusuz olursak hiçbir şey bizi yolumuzdan alıkoyamaz.Bizim en büyük hazinemiz özgüvenimizdir.
Özgüvenimiz yüksek olursa söylenen ne olursa olsun kimse bizi yarı yoldan çeviremez.Özgüvenimiz yüksek olursa karanlıktan yakınmak yerine,bizi hedefe ulaştıracak mumu yakmak daha akıllıca olacağını biliriz. “YEİS(ümitsizlik)ÖYLE BİR BATAKLIKTIR Kİ DÜŞERSEN BOĞULURSUN;AZMİNE SIMSIKI SARIL BAK NE OLURSUN” M. Akif ERSOY Ne güzelde söylemiş şairimiz...Azmin elinden hiçbir şey kurtulmaz.
Yeter ki biz bir karınca gibi çalışkan olalım.Bazen de bir kurbağa gibi sağır olup olumsuzluklara karşı kulaklarımızı tıkamasını bilelim.......... Bu güzelim hayat ziyan edilmeye gelmez. Hedefe ulaşmak için gerekli güce sahibiz .Yeter ki, hayatının sorumluluğunu alalım, gücümüzün farkında OLALIM ve kullanalım…
NURCİHAN AYALTI
SAMSUN
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder